20 Aralık 2014 Cumartesi

MUTLU SONU OLAN BİR YAŞAM HİKAYENİZİN OLMASI İÇİN....


Ne zaman içimin dolusuyla 'çok şükür' desem içim yanıyor ...

Hayatta tüm hatalarımın ve kırgınlıklarımın tek sebebi var o da kendimden önce değer verdiklerimi düşünmem ve sevmem oldu..Hep net oldum ; ailem 1 numara arkadaşlarımdan da şunlar tek ve özeller..hiç normal okulda,mahalleden,kurstan şurdan burdan arkadaşım olmadı..Hayatımda olan insan önemlidir.Arkadaşımsa sonuna kadar...Ne zaman çağırsa gitmeliyim,ne derdi olsa derman olmalıyım,ailesile derdi mi oldu hemen bi terapi yapmalıyım,kabuğu mu var kırmalıyım ve o ne derse desin kırılmamalı ve vardır bir şey demeliyim,derdim de olsa eğlencem de olsa aklıma ilk onlar gelmeli....ve bunun gibi binlerce şey siz kendinizden düşünün ne demek istediğimi anlarsınız..
Ailen mi?her bir bireyine canımı vermeliyim son nefesine gelirse .o kadar...
Peki ya ben ..?Ben kendi hayatımın neresindeyim bulamıyorum...Kendi içimde yerleştirdiğim insanların ayaklarının altında ezilerek toprağa karıştım..
Hiç bir zaman kendimi, düşünmedim..en çok kendimi sevdim hiç diyemedim..hep bekledim ..verdiğimi alsaydım belki bunu düşünmek zorunda kalmazdım..
Anladım ki herkes anne karnından tek başına doğup toprağa tek başına gömülüyor.ve o arada ki vakti kendi için yaşıyor..
Sen her fırsatını onlara çevir...onlar her fırsatı işine geldiği gibi çevirsin..ha diyebilirsiniz sen onları bu yerlere çıkardın da sor bi sen onlarda neredesin ??? işte işin en aptalcası insanlara inanmak annen de olsa baban da olsa dostun da olsa bakkal amca bile olsa inanma kardeşim...herkesin önceliği dilde o an konuştuğu kişi ama sen bir yar içini bi bak onda kim var...onun hayalleri ne ...bunlarda sen var mısın..yoksa sen dur şehrinde sıra sana da gelir bir gün manteritesi mi ... 
Çok şükür dostlarım var dediğimde öğrendiğim onların gözünde ufak ama içindeki almam gereken mesajın büyük olduğu öyle şeyler öğrendim ki...tokat gibi şu 2 sene ..galiba hiç büyümemişim..insanları tanımamışım...insanlar severek vicdan rahatlatıyorlar ama öncelikleri hep başka ..sorsan tabi dünya barışı ister her insanı severler..benim ki de laff...
tüm bu insanlardan kaçıp 'çok şükür ailem var' diyorsun..lafın bitmeden bir acemilik daha yapıyorum onlara da çok güveniyorum...ama sorsan hepsinin milyonlarca derdi var şimdi senin başını mı sıvayacaklar..bırak Allah aşkına komik olma eşek kadar oldun..şu taktığın şeylere bak...
Önceliklerimi başkalarından almaya karar verdim ..İlk başta yalnız hissederim ama kendime alışmam ve bir şans vermem gerek artık..herkes ten çok hakettiğimi düşünüyorum...
Bencilliğe alışmak zor olacak ama insanlar buna öncelik diyorlar..Oyun onların istediği gibi olsun bakalım ..eksikliğini hissedecekler mi bazı değerlerin...Etseler de dönüşü olacak mı..Ve ya umurlarında olacak mı ..onu bunu bilmem ama tek emin olduğum şey var artık kimse umurumda değiller...
Siz de önce kendinizi sevin...yoksa sonu kötü biter hikayenizin...mutlu sonlar dilerimmmm...

8 Aralık 2014 Pazartesi

Her Gönüle Danışmam Gereken Bir şey Var....







Bu yalnızlık beni acayip korkutuyor..
Aslında korkumun sebebi yalnızlığım değil de bu yalnızlığa alışmam ve ben de bir başkasına yer olmadığına inanmam..

                      Yalnızlık, müziğin bile seni dinlemesidir..”
                                                                                         — Özdemir Asaf
Garip bir şekilde böyle mutluyum...Anormalmiş gibi geliyor bu ara halim..Kalbim kimse için çarpmıyor anladım da insanlar başlarını yastığa koyduklarında ve ya derin bir şarkı dinlediklerinde iç geçirip o olsa yahut biri olsa diye düşünüyorlarMIŞ!Kulağa normal geliyor ama bana ürpertici...

                      Geçer elbet efendim… Bazısı teğet geçer, bazısı deler geçer, bazısı deşer geçer, bazısı parçalar geçer; ama mutlaka geçer.
                                                                                              — Oğuz Atay 
Eski aşklarınız,ilk aşkınız ve ya ilkleri yaşadığınız aşklar olur insanların hayatında.Bende de var tabi ki..Hatta eski bir yâr-a diye adlandırdığım neredeyse gençliğimin yarısını kaplayan unutulmayan ve de kendini unutturmayan bir 'eski'-eskimediğine inandığım bir insan bile vardı kendi dünyamda ..Çaresiz kaldığımı düşündüğüm her durumda aklıma gelirdi..Her şarkının her filmin her anının katili gözyaşlarımın ve iç çekişlerimin derin nefesiydi..
Duvarlar..Duvarlarım olduğunu söylüyor dostlarım,içimi bilenler..Şimdi en yalnız zamanlarımda bile aklıma gelecekken hepsi , her şey ve de tüm duygularım o duvara tosluyor sanki..soluğum bile..
Sanki bir kuvvet aşkla ilgili tüm hisleri sınır dışı etmiş gibi benliğimden.


                      “ Ah şu yalnızlık kemik gibi. ne yana dönsen batar..”
                                                                                              —    Cahit Zarifoğlu
Ne zaman kalbim hüzünlü veya neşeli çarpmaya başlasa herşeyden önce bir korku kaplıyor tüm bedenimi ve duvarın sertliğini iliklerime kadar hissediyorum..Ne geçmişimdeki güzel anılara özlem ne de yeni hislere hasret duyamıyorum..Hep birşeyler engel...

                    '' Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kimbilir.''
                                                                                               — Oğuz Atay
Ben bunu eski hatalarıma,birikimlerime,can yankılarıma ve de maalesef ki tecrübelerime bağlıyorum.Fakat aşksızlıktan da çok korkuyorum.

                     “Bıktım artık kapıyı anahtarla açmaktan, bir çift ayakkabı yalnızlığından.
zile basmak istiyorum..”
                                                                                                       — Âh Muhsin Ünlü 
 Kendimi 40 yaşında temkinci kız kuruları gibi hissediyorum ve yalnızlığıma sarılıyorum.Bu da beni epey rahatsız etmeye başlıyor maalesef.. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve sürekli kendimi aramaya çıkıyorum..Kalbim gerçekten çarpıyor mu diye elimi göğsüme götürmüşğüm bile var..


                           '' Anlamasan da olur. Kimse anlamasa da olur. Gerçek hürriyet budur. Ben anlıyorum. Anlatamasam da olur.''
                                                                                                       —Oğuz Atay
Sizce bu durum ne?Temkinlilik mi..Yorgunluk mu...Hissizlik mi..ya da kalpsizlik mi ..????Özgürlük hissi mi....
                    
"Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi, boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna."
                                                    -Oğuz Atay

En çok da duvarlarıma sarılıp taşlaşmaktan korkuyorum...
Korkularım olmasa rahat,mutlu ve özgür hissediyorum kendimi bundan eminim...Bilmiyorum yalnızlığa alışmak iyi mi kötü mü..Tek korkum bu ..Yüreğimin geleceği için endişeleniyorum hepsi bu...
Sizce korkmalı mıyım?Yoksa cidden bu keyfi sürmeli miyim....?


28 Kasım 2014 Cuma

Seni De Torunuma Göstericem Antika Diye Hey Dostum :)

Sizin sevgilisine ahşap eski radyolardan aldı diye kıskançlık krizine girdiğiniz bir arkadaşınız var mı ?Benim var :) elin oğlanlarına alıyorlar öyle ince ince ve de pahalı pahalı hediyeleri,gayet duygusal... Bize gelince alacak hediye tükendi kanka kaç senedir,al sana çerçeve içinde bizim resmimiz..MAAANEVİ(!) Al sen o manevi hediyeni...Baş ucuna koy tatlımmm! Sütüm haram olsun diyesim geliyor bazen.Hayır yani o kadar da benimsemişim de lanet olmasın..Bi yerden sonra bağrına taş basıyorsun..
Neyse ki arada bi işleri düşüyor da artık onu rüşvetle yapıyorum :) bir instagram şifresini rüşvete bağladım bu sefer..Ah cınım yaa Ankara'dan sipariş vermiş hemen o radyodan :) 
Evet elin oğluna dünyanın parasında,inceliğinde hediyeler alıp bana çerçeve resim yapan hödük arkadaşlarım var ama.Aklında tutup elin iki günlük adamını kıskanacak arkadaş mısın sen diyip beni mutlu eden bir arkadaşım da var..ve üstünden uzun zaman geçmesine rağmen unutmamış,içine batmış..Ay yerim ya.. Böyle arkadaşlarınız varsa koruyun,karantinaya alın,buzlukta dondurun falan .Ne bileyim saklayın işte..Bu hareketler çerçeve resmi bile sempatik kılıyor..
Gerek yok öyle etiketi üstünde unutulacak hediyeleri pahalı restoran da veren manitaya..Aklını başından alacak sevimli hediyeler veren dostların varken..
NOT:tabi bu radyoda Cengiz Kurtoğlu 'dan ben onu çok seviyorum çalarken Ege'nin manitasıyla resmini beğenirken bir cız etme olayı,bi ağızımın edebini kaçırmaya yeltenmesi olayı olduğu doğrudur..Ama yine de dostluk iyidir..

26 Kasım 2014 Çarşamba

İzleyin ve de Dinleyin Canlarım ;)


Yeni sayılabilecek bir dizi var bu ara ekranlarda ..Urfalıyam Ezelden...

oyuncu kadrosundaki Bülent İnal,Settar Tanrıören,Dolunay Soysert,Meral Çetinkaya diziyi izlemedeki en büyük etkenlerden fakat bir gerçek de var ki o da Öykü Gürma'ın kötü olan oyunculuğunu bastıran sesi ve dizide söylenen şarkılar ...
Zaten Bülent İnal'ın bakışlarına şuracıkta edebiyat parçalayabilirim..Bi de son bölümde Öykü Gürman'ın sahnede söylediği şarkıda ki bakışları ..ay bak yazamıyorum bak eriyorum..en iyisi siz izleyin ve dinleyin.benim kusana kadar her gün dinleyeceğine eminim..hatta izleyeceğinize;) Bülent İnal ın bakışlarını görmeden şarkıda duyguya giremiyorum Allah kahretsin :|   :)

22 Kasım 2014 Cumartesi

BU DA MI GOL DEĞİL SN.SEYİRCİLER!

Bu da gol değil sayın seyirciler. Ege hayvanı (cinsi ne bilmiyorum) manita yapmış.. çiftleşme zamanı geldi herhalde.daha doğrusu bizim nesilde ziller çaldı heralde.bi ben çiftleşmedim.tek tabanca ! Adım çift diye anilmamak için yemin etmiş sanki.ya da kulağıma adımı okuyan da problem var,galiba bir suikast;sap destina sap destina senin adın sap destina...
Hayır şu ara tam da yalnizlik işime yarıyordu..sınav zamanı ev inşaatta şoför edasında ... okulda Pijama la gezen çocuğa bile özendim.. bir telefon grupta tek kaldın canım ege de manita yapmis,yılbaşında da çift takiliyoruz ya manita yaparsın ya da biz diyelim de ÇİFT takiliyoruz.! Lafa bak ya ..valla ismarladigim cipsler haram olsun o lise siralarimda..hainler .bozar im ben bu oyunu ama .1.manita yapıcam ki içimden de pek gelmiyor be anacigim. 2.bu yılbaşı yi burunlarindan getirmesini bilirim. :( 
 Ayıptır günahtır..çift arkadaşlara sesleniyorum.saplara sahip çıkalım bi mumdan yangın çıkarsa siz de yanarsın ben söyleyeyim de :) açık bir tehdittir bu:) 
 Yalnızlıktan hoşlanan tipleri özellikle rahat bırakın..Genç yaşımda şimdinin şımarık zübbelerinin içinden birini seçmeye hiç niyetim yok(okulum nedeniyle durum bu)  ..Gençliğimi 3 lira fazla diye sınıf atlama çabası ile açılan kafelerde çürütmek gelmiyor içimden..Benle gerçek bir genç gibi eğlenecek,fotoğraf makinesi ile arka sokakları gezecek antik,manevi bir kafede oturup çay içecek ,kafamız aynı anda bozulacak ve eyleme omuz omuza el ele gidebilecek,sadece gözüme bakacak ve gönül rahatlığıyla sırtımı dayayacağım birini bulursam o zaman onu kaybetmemek için çabalarım. ama elinde cüzdan-anahtar-sigara üçlüsü ile takılan tiplerin arasında yalnızım diye hiç bir çekingem yok.fakat ama lakin gelgelelim Ege de manita yapmayaydı iyiydi be canlarım :/
 Yapacak bir şey yok..Dünya ahret bacım olmayı o tercih etti ben de sıkıntı yok :))

2 Kasım 2014 Pazar

Terkedilen Kızlar..Kızlarımızzz(!)


 Terk edilen ya da  onun gibi bir şey yaşayan kızlarımıza tavsiyeler..İlk kural:O oduna fırsatı vermeden ilk hamleyi siz yapın ve yol veren siz olun. Çok saçma geliyor değil mi cümleler ;'terkedilene nasıl önce sen terk et diyorsun'der gibi oldunuz sanki..O iş öyle değil işte.
   Bir kadın her şeyi önceden bilir ikili ilişkide.Uzaktan kendini kesen sapı,başkası ile konuşurken yanındakilerden hangilerinin kendini dinlediğini hatta dinleyenlerin kategorilerini bile yapabilir.Kendine karşı 'aslında hoş kız,olabiliriz gibi gibi...'diye düşünüp bakan erkek modelimizi gözünden tanır.Aynı şekilde'Of amma uzadı bu işte,sıkıldım mı ki?Şuan sıkılıcam,sıkılıyorummmm ,sıkıldım!'gibi farklı boyutlu hisleri de anlar bizim zeki Türk kızı.Buna kadınların zekası mı,hissi mi,radarları mı yoksaa erkeklerimizin Einstein edası takımaya çalıştıkları zeki bakışlarında ki 'bu salak anlamaz zaten hele ben bi bakım la olabilir mi harbiden?' tavrındaki hata mı desek ne desek bilmiyorum ama anlıyoruz işte abi..
  Bizim garantici karşı cinslerimiz eğer bitirmişse kafada onu illa daha sonra söylerler.Ey Türk kızı birinci vazifen o öküzün seni terk etmeye ihtimal bile verdiğini anladığın an o mübarek ortalama 37 numara ayağına en sivri stiletto ayakkabını giyinip totosuna tekmeyi basmaktır!seni bu vazifeden mahrum etmek isteyecek sadakat duygun,salya sümük iç sesin ve iyimser arkadaşların olacaktır.Onları dinleme yavrucuğum!bu çocuk seni bırakacak daha neyin çabasındasın ,yol ver gitsin bari gururun kalsın elinde. Anlayacağın dille söylersek adın yürüsün yani bebeğim ..
  Velhasıl şu ortada iki günlük adamlara ayılan bayılan,sırf elden kaçırmamak için kendini yerin dibine sokan hemcinslerimize sesleniyorum!Kız sahip çık şu gururuna artık! Ağzında kürdanla seni nasıl terkettiğini hatta ve de hatta senin nasıl çırpındığını karnını kaşıyarak gelip anlatan odunların karşısında hemcinsimiz olduğun için biz utanıyoruz.!Yürü git odanda ağla!Allah Allah yaa..
 Bak sinirlendim yine yahu!Zaten bu konuya da nerden geldim valla bilmiyorum.Ben bunu yazmayacaktım yaa off.. :( Hep babası şımartıyor zaten bunu!
 
  

9 Ekim 2014 Perşembe

Yüreğinize İyi Bakın..

beni dinleyerek okuyun o zaman hem beni hem yüreğinizi daha iyi duyarsınız...
bazen..
bazen deyip susuyor musunuz siz de?bende çok oluyor ..
değer vermeye değer kimseyi görmeyip de bir kıvılcım gördüğünüzde uzaktan,yanacağınızı bilseniz de ona sarılıp koca bir alev yaratmak için son nefesinize kadar koştunuz mu hiç?tıp ki pervane böcekleri gibi..bende ara ara ama çok güç oluyor..
peki tam yakaladığınızı düşünüp uzattığınız elin yeli ile söndü mü o kıvılcım? benim çok yelim katili oldu sağlam kıvılcımların..
sabır.. Allah a sığınıp sabırların en büyüğünü dilediniz mi? benim elim hiç kapanmadı..
gönlünüz sizi hiç yarı yolda bıraktı mı?benim ki intihar edip beni çok yalnız bıraktı...
peki ya kader..? sırrınızı yok sayıp hayallerinizle oynadı mı?benim ki ile dalga geçti..
yorgun ve bitkin hissettiniz mi hiç kendinizi?hem de günlerce hiç bir şey yapmamışken..benim hiç halim yok..
sırf hayata inat olsun diye bir daha aşk acısı ile canınızı yakmasın diye kalbinizi taşlaştırdınız mı? benim ki senelerce en sert kayalardan da sert..
eski genç kızların çeyizini ördüğü gibi ben duvarlar ördüm kendime..ne zaman kırmaya kalksam benim canım yandı .. artık ağır geliyor o duvarlar ..kambur oldum o yüklerin altında..
yorgun ve bitkin bir savaşçıyım şu satılık dünyada ..ölümüne toprağını koruyan ama kazandığında nadasa bırakan..
hataların en büyüğü benim aslında gururumu çok şımarttım..ağır kız olmak prim yapmıyor bizim nesilde..onların yüzsüzlüğü de benim atmosferimde nefes alamıyor..
ege..ikinci kez ileriye ışık gibi parlayan umutlu olduğum ikinci kişi..tabi ki de aşk ve koca bir bağ olan bir kıvılcım değil benim için ama uzun yıllar ördüğüm duvarlardan ayak uçlarıma kalktığımda görebildiğim bir ışıktı..çok bel bağlamadım onla gelen umutlara..herşey tamamdı kafamda aynı şeyler ve öyle herkesin anlayamayacağı şeylere dikkatimiz yoğunlaşıyor,aynı değerlere bel bağlıyor aynı şeylere kırılıyor,farkımıza varıyor ama görmemezlikten geliyorduk..tek  hatamiz ise farklı zamanlarda görmezlikten geldik birbirimizi..o bana bakarken ben kör oldum. benim ona gözümü diktiğimde ise o benim gözlerimdeki ışıktan kör oldu..velhasıl aynı anda göremiyoruz biz birbirimizi..o kadar benzememize rağmen o kadar da farklıyız..o saklı bir kutu ben ise gözyaşlarıni biriktirmiş tüm benliğini bağışlamayı bekleyen bir hayırsever.. 
tüm bunlar bir kat daha duvar yükledi sırtıma. en büyük korkum da artık dayanamayıp düştüğümde kimin dizinin dibinde bulacağım kendimi..? ya da hangi uçuruma denk gelecek sol ayağım..
siz hiç kendinizi amaçsız hissettiniz mi? ben boşluktan bakıyorum hepinize..
tutunabildiğiniz bir dalınız varsa elinize batan hiç bir dikenin akıttığı kandan yakınmayın..iyi bakın o akan emekleriniz.çok canınız yanarsa koparmaya bakın o dikeni on ay bir yıl iki yıl dört yıl...direnin..çünkü pes ettiğinizde koca bir sonsuzluk sizi yalnızlığa amaçsızlığa sürükleyebilir..bunu kendinize yapmayın..laf olsun diye söylemiyorum : KENDİNİZE İYİ BAKIN... 

3 Ekim 2014 Cuma

EN GÜZEL TERAPİ : GERİ DÖNEN ESKİ YAVUKLULAR :)


sözlerime başlamadan önce ÖNEMLİ not: lütfen okuyan erkek arkadaşlarımız objektif olmaya çalışsınlar ve bana kızmadan önce empati kursunlar . zaten yazımda hangi tip erkeğe yardırdığımı betimledim eminim ki tüm erkekler bu değil. hayatımda iyi izler bırakan erkekler adına sizlere selam olsun . :) iyi ki varsınız :)

Sözüm meclisten dışarı ama gerçekten bazı erkekler ya kızları çok salak zannediyorlar ya da kendileri su katılmamış geri zekalılar..Kızların en önemli özelliği herşeyi görüp farkına varıp yeri geldiğinde salağa yatmaktır.en azından benim ki öyle..
Efendim vakti zamanında yine ufak bir gönül işi üzerindeyim .tabi ben yine sanki yurtta nikah memuru besliyormuşum da yanımda bir erkeği görse ikimizi de ısırıp sonsuza dek lanetlendirip evlendirecek sandığımdan ince eleyip sık dokurken beyefendi sıkıldı.arkadaş ayağına devam ederken benim önceki niyetini ve o anki yan çizmesini anlamadığımı sandığı gibi sırf kendini egolarını tatmin etmek için kendi çapında bana koysun diye yakın arkadaşıma( o zaman ki) ilgisi olduğunu söylediğinin farkına varmadığımı düşündü haspam.tabi ki de ben ki iç güdülerle donanmış kızların nadide bir ferdi olaraktan bunun da üstünden geldim. gün oldu oltasına yine bir kız düştü bunun . anamm kızı da bir görseniz kenafir gözlü pis pis bakıyor bana.hayır onu da suçlayamıyorum şimdi dediğim gibi o da bir kız Allah onunda üstüne toz olmasın diye içgüdüden örülü bir sehpa örtüsü örtmüş..o salak kızın yanında selam bile vermezken kız hissetmiş demek ki. artık arkadaşlarım kızın bana bakışlarından çalınacağımdan korkup bakışlarının önüne siper edeceklerdi kendilerini.canlarım benim çok severler beni :) neyse konudan sapmayayım.
E bu yaz da biraz kilo veri iki pasta cila ile kaportayı yeniledim biraz.paşamız da bi iki kere gördü tabi yakınlarda .bu gün de karşılaşınca tak bir mesaj atmış napıyorsun diye bi de iki mesaj sonra 'bayramdan sonra görüşelim' demesin mi.adamda ki özgüvene bak. 'ben senin o sonuna getiremediğin 'mi' ekini kıvırır kıvırırrrr iki nöronun arasına köprü yaparım!' demedim tam olarak ama cevaplar aynı sertlikte ama daha kibar ve ince battı diyebiliriz.. 
erkeklerin bir hatası da bizim taktiği bize satmaya çalışmaları..salağa yatacağını düşünüyor ama zaten zirvede oldukları için bu saçma çabaları absürt kaçıyor. kızların aklı kumbara gibidir.hataları hareketleri biriktirir biriktir çok afedersiniz çanağına baka baka ama hiç bir şey olmamış edasıyla geri döndüklerinde o kumbarayı bir hışımla yere çalıp tüm babası belli olmayan hatalarını yüzlerine vurup yol verme hazzını yaşamaya bayılırız..
biraz fazla yüklenip 'neyse ya :s ' cevabına kadar sürüklemiş olabilirim bu akşam koskaca çocuğu ama yapacak bir şey yok bu kadar kum torbası gibi kullanmamın sebebi de başka bir hemcinsi onun zaten .Ege ye de 2 gündür sinir dolduğum için terapi gibi geldi valla.. 

26 Eylül 2014 Cuma

Bu Acı Geçiyor mu?

Insan niye uyuyamaz ki..gözümden uyku uçuyor bi o uçmuyor .şu uyumama engel her neyse nasıl olur da yüreğim bile düşünmüyorken bu kadar değersiz bir şeyi istiyor ki ..
İnsan önüne çıkan fırsatı sonucu kötü de olsa değerlendirmeliymiş. Ukte kalmasından iyidir tecrübe tavsiyesi . Eğer boğazında bir düğüm kaldıysa sonra o kalbinizde gayri meşru bir evlada dönüşüyor .içten içe sevmiyorsun ama bağlanıyorsun. Hep bi yarım kalan işi bitirme isteğindeki acelecilik ve sonsuz bekleyiş. Ki fırsatın geleceği belli bile değilken. Tek iyi yanı var düğüm başka düğümü tutmuyor. Ama sevinmeye kalmadan zaten o tek evlat simarikligiyla kendini hatırlatıyor.. bir de tesadüflerle aranız limoniyse işte o zaman vay halinize a dostlar.. ben de durum bu gecelik bu. Başımdan geçenleri anlatamayacak kadar uykum var uyuyamayacak kadar acım. . 
O gemi hiç gelmiyor bu acı hiç geçmiyor be ismail abim...


Dip Not: imla yanlışları ve kelime hataları varsa afola.dengesiz bir uyurgezerin T9 ile imtihanıdır bu...

7 Eylül 2014 Pazar

Müzmin yalnızlara gelsinnn o zaman....

Bu şarkı şu sonbaharın ilk ve en güzel günlerinde benim gibi başında havlulu kıçı başı dağıtmış yalnız ve iç çeken müzmin yalnız gençlerimize gelsin.. !

4 Eylül 2014 Perşembe

Bir erkeğe yazamayan kız yapmışlar!

Nefret ediyorum nefret ediyorum nefret ediyorum!!! Tam olarak neyden bilmiyorum ama cidden nefret ediyorum ya..abi gurur yapmak hiç mi prim yapmıyor bizim nesilde ya. Lise arkadaşım Ege ilk üniversite yılında yok söyle yalnızım yok böyle biri olsun istiyorum diye diye bi dünya benle sohbet etmişti tabi ben de de odunluk var ×canım dostum× ayağına sallamadim çocuğu saf saf öğüt verdim.sonra ki sene buluşmamizdan da "adı kahve sözü "kitledi tabi ben yine ×kanka yine kitledin kahve sözünü çakal× yavanligiyla bi iticilik  yaptım bu sene oldu çocuk kibar kibar kahve sözünü istedi aynı derece yakınlıktaki arkadaşlarımız da geldi .ben artistim ya balkon konuşması yapip borcum olduğu için Ege ye hepinizin kini de ben ödeyeceği m dedim..bak bak artiste bak!
Ne mi var bunda?! Ya sen tut çocuğu kaç senedir tanı tüm bu öküzlüklerden sonra hoşlan!! Gerçekten bazen ben bile kendimi ıslak odunla dövmek istiyorum.
 Velhasıl kelam basak burcu bu çocuk taktım ben basak erkegi oğlak bayan i burc uyumlarina.yok aşkı yok evliliği yok hediyesi derkennnn kapildim gidiyorum bahtimin ruzgarina mod on! Sen o zaman niye oduyorsun milletin kahvesini .sana hala borcum kaldi de de ciksana basbasa.Çok muhterem bir dosttan akıl alayım dedim o da gomdun beni sağolsun :) yok böyle odunu  yok böyle ayısın çocuk sana yürümüş baya zamanında .daha ne desin düzgün bir ilişki istiyorum demiş sen Güzin abla misin da öğüt veriyorsun falan filan .Hayır haksız olsa çarpacam ağzının üstüne ama ben kendimi hortumla vurmak istiyorum ne çarpması kıza. Neyse yükledim taktikleri aldım gazi çocuğa 210 km/sa hızla yürüdüm. . Tabi hayatında bir çocuğa kendiliğinden selam dememis bizim zor kızımız alışık olmadığı için ayarı tutturamadi ve bu haldeyim. Biraz fazla olmuş, yuruyeyim derken kosmuşum galiba ayağım kayıp düştüm. Ters tepti çocuk mesajına cevap atmadi ya.sallamadi beni .beni beni bihteri!  Tabi sansiminda hakkını vermek lazim yine beni yalnız bırakmadı çocuğa yürüdüğüm bir günde de Ege cüzdanını kaybetmis tüm gün onu aramış kimlik ehliyet öğrenci belgesi derken ordan oraya kosturmus. Ben de telefon başında kendi kendime maratonda kosturuyorum. Bizim erkek öküz napti peki o kadar mesaja en son durumunu açıkladı ve benim konu genişletme çabalarıma karşılık ×bir gün gel de seni gezdireyim abilik yapayim× diye iki saniye de gomdu ve helvami kavurdu. Artık bu durumu zirvede bırakıp bir daha mesaj atmadim..
Bugün de doğum günü (faceden gördüm böyle de durustumdur) şimdi gördüm mesaj attım ama soğuk (oy haspam yapisti yapisti çocuğa bi doğum günü mesajını soğuk atmış diye havalarda) .. Ege beyimiz arkadaşlarıyla tatilde olduğu için nerelerde acaba şimdi eller havada.nerde gorecek de nerde cevap yazacak da .... ben de burda catlayayayim..
Demek ki bir insan kendinden farklı davranmayacakmis .kimyama ters bir erkeğe yürümek. Sıvama evresine kadar geldim baksaniza:( valla suan sinirden telefonu kemirebilirim! :,( Napacagimi bilmiyorum:(


Dip Not: imla hataları ve argolar varsa afola yoğun sinir ve t9 etkisinde yazdım. Aslında yazmasaydin o zaman diyeceksiniz ama yatakta sinirden yatamiyorum yazmasam catlayacaktim !:( :( :(

30 Ağustos 2014 Cumartesi

KİŞİSEL GELİŞİM YAZARINA SAYGILAR ŞELALE(!)


Kişisel gelişim kitaplarına başlamamla 10 sayfa sonra bırakmam bir oldu itiraf ediyorum.Bayıla bayıla okuyanlara da gıpta etmiyor değilim. Şunu yap canım- o olursa bir fırsat bir de şunu dene kuzum- ay ne güzel oldu bak hele bu olmuşken şunu da aradan şey et de hayatın yağla bal olsun bebeğim..he canım he derken pat diye kapattım kapağı yazarın yüzene.galiba ayıp oldu ama ben ki çayı erindiğimden sıcak sıcak başına dikip kuduz köpek gibi 2 gün dili dışarıda gezen insanım.kişisel kitap yazarlarının aşırı pozitif yükle depolanmış çubuğa sürülen ipek kumaş misali yumuşak olduklarını varsayıyor ve anlayış bekliyorum..
          Ama hayatla kanka olan yazarımızın ahı tuttu mu desem iki  üç pozitif yük mü saldı iletken maddelerle desem bilemiyorum vallaha da doğruymuş diyorum artık.
          Ben ki sınav zamanı sanki XXXL Prof olacakmış gibi hayatı sallayıp 15 kilo evlat edinip aynı kıyafetten 2 şer tane alıp (sanki şeffaf olup göstermeyecek ya hepsi siyah) tüm dişiliği çöpe atıp sevgiliyi sepetleyip tüm erkeklerle asker arkadaşı olup eski sevgilinin suratına hüloğğ edasıyla höööğğ neğğğ! (insancası:efendim ne var)diyen ders çalıştığını sanan ama ailesine karşı bak ne kadar da çalışkanım aklım fikrim derste ne erkeği dini değiştirip rahibe olucam ben mama edası takınan bir yaratıktım..bundan hiç bi cacık olmasa okusun birşey diplomalı işsiz olsun tipi var dimi şu anlattıklarımdan. Bende ki zırdeli cesaretine bakın ki tercih sonucu beslenme ve diyetetik (!) Bu sonuçtan sonra şu an bilgisayarı kapatıp Mars'a gelin gitmem gerek biliyorum.amaaa alın size -16 kiloyla 55 olan bi umut pıtırcığı canlar .
         
                            
        Yaratığın İnsan Oluşunun Kg Etlere Göre Sıralanışı

  • 3 kilo gitti siyahtan kahverengiye geçti
  • 5 kilo gitti milletin gözüne aptalca 'fark etti mi etti de hayla bu tipten bi zırt olmaz mı diyor lan bunun gözü şaşıymış ya la 'iç sesiyle ümitli bakmalar.
  • 6 kilo gitti bi iki yüzüme boya çalayım
  • 8 kilo gitti instagram da butik var diyorlar ne giyiniyormuş kız olanlar 
  • 10 kilo gitti tanıştırayım Marsın sahibi modu takınmış alışverişte ne aldığını bilmeyen bir tip
  • 14 kilo gitti geçmişteki efsaneye dair bir parça anımsamalar ve doğru seçimler
  • 16 kilo gitti ve karşınızda  alzheimer hastalığının pençesinden kurtulmuş bir dişi!

    Diyeceğim o ki kişisel gelişim kitapları tıpkı genç kızların anneleri gibi kulak arkası dinlenilen ama sonra dedikleri çıktığında ergenlik ateşini örgü ören teyzeye çeviren nasihatler gibi sonradan hatırlanıyor doğruluğu.

28 Ağustos 2014 Perşembe

ESKİ YENİ BAK NE DİYOR

Nerelerdeydim,neler yaptım,ne duygular yaşadım,nasıl zamanlar geçirdim sizi ne kadar ilgilendirir bilmem ama bir insan 1 sene de neler yaşayabilirmiş..Neler öğrenebilirmiş..Nasıl ruh halleri değiştirebilirmiş yeni öğrendim..eminim anlatsam yine de ucundan sizin hayatlarınıza dokunabilirim gibi.aslında her insan benzer.dünya döndükçe yoluna taş koyan tüm sorunlardan aslında herkes üstüne düşen payını alıyor..
Epey zaman olmuş girmeyeli ama birşeyler yoluna girip geri dönüp 'NELER YAŞAMIŞIM BE!' diye kendinizle konuştuğunuz işte o anda içinizde mütjiş bir dürtü oluyor.YA - YAZ- YAZZ- YAZMA--YAZMALI-YAZMALIYIM ARKADAŞ! işte o dürtüyü iyi bilirim.ne demiş üstat =yazmasaydım çıldıracaktım= ben ise beni çıldırtan şeyleri içimden atmayı istiyorum artık. yeri gelir yazarım,yeri gelir dinlerim,yeri gelir içerim,yeri gelir okurum,yeri gelir alırım satarım ama bunların hepsini burda yaparım artık arkadaş..ee azıcık çekeceksiniz beni unutan dostlarım. umarım takipçim artar ve nasıl hüzünleri paylaşıyorsak şu anasını sattığım dünyanın,mutlulukları da paylaşarak çoğaltırız...ne dersiniz ;))