20 Aralık 2014 Cumartesi

MUTLU SONU OLAN BİR YAŞAM HİKAYENİZİN OLMASI İÇİN....


Ne zaman içimin dolusuyla 'çok şükür' desem içim yanıyor ...

Hayatta tüm hatalarımın ve kırgınlıklarımın tek sebebi var o da kendimden önce değer verdiklerimi düşünmem ve sevmem oldu..Hep net oldum ; ailem 1 numara arkadaşlarımdan da şunlar tek ve özeller..hiç normal okulda,mahalleden,kurstan şurdan burdan arkadaşım olmadı..Hayatımda olan insan önemlidir.Arkadaşımsa sonuna kadar...Ne zaman çağırsa gitmeliyim,ne derdi olsa derman olmalıyım,ailesile derdi mi oldu hemen bi terapi yapmalıyım,kabuğu mu var kırmalıyım ve o ne derse desin kırılmamalı ve vardır bir şey demeliyim,derdim de olsa eğlencem de olsa aklıma ilk onlar gelmeli....ve bunun gibi binlerce şey siz kendinizden düşünün ne demek istediğimi anlarsınız..
Ailen mi?her bir bireyine canımı vermeliyim son nefesine gelirse .o kadar...
Peki ya ben ..?Ben kendi hayatımın neresindeyim bulamıyorum...Kendi içimde yerleştirdiğim insanların ayaklarının altında ezilerek toprağa karıştım..
Hiç bir zaman kendimi, düşünmedim..en çok kendimi sevdim hiç diyemedim..hep bekledim ..verdiğimi alsaydım belki bunu düşünmek zorunda kalmazdım..
Anladım ki herkes anne karnından tek başına doğup toprağa tek başına gömülüyor.ve o arada ki vakti kendi için yaşıyor..
Sen her fırsatını onlara çevir...onlar her fırsatı işine geldiği gibi çevirsin..ha diyebilirsiniz sen onları bu yerlere çıkardın da sor bi sen onlarda neredesin ??? işte işin en aptalcası insanlara inanmak annen de olsa baban da olsa dostun da olsa bakkal amca bile olsa inanma kardeşim...herkesin önceliği dilde o an konuştuğu kişi ama sen bir yar içini bi bak onda kim var...onun hayalleri ne ...bunlarda sen var mısın..yoksa sen dur şehrinde sıra sana da gelir bir gün manteritesi mi ... 
Çok şükür dostlarım var dediğimde öğrendiğim onların gözünde ufak ama içindeki almam gereken mesajın büyük olduğu öyle şeyler öğrendim ki...tokat gibi şu 2 sene ..galiba hiç büyümemişim..insanları tanımamışım...insanlar severek vicdan rahatlatıyorlar ama öncelikleri hep başka ..sorsan tabi dünya barışı ister her insanı severler..benim ki de laff...
tüm bu insanlardan kaçıp 'çok şükür ailem var' diyorsun..lafın bitmeden bir acemilik daha yapıyorum onlara da çok güveniyorum...ama sorsan hepsinin milyonlarca derdi var şimdi senin başını mı sıvayacaklar..bırak Allah aşkına komik olma eşek kadar oldun..şu taktığın şeylere bak...
Önceliklerimi başkalarından almaya karar verdim ..İlk başta yalnız hissederim ama kendime alışmam ve bir şans vermem gerek artık..herkes ten çok hakettiğimi düşünüyorum...
Bencilliğe alışmak zor olacak ama insanlar buna öncelik diyorlar..Oyun onların istediği gibi olsun bakalım ..eksikliğini hissedecekler mi bazı değerlerin...Etseler de dönüşü olacak mı..Ve ya umurlarında olacak mı ..onu bunu bilmem ama tek emin olduğum şey var artık kimse umurumda değiller...
Siz de önce kendinizi sevin...yoksa sonu kötü biter hikayenizin...mutlu sonlar dilerimmmm...

8 Aralık 2014 Pazartesi

Her Gönüle Danışmam Gereken Bir şey Var....







Bu yalnızlık beni acayip korkutuyor..
Aslında korkumun sebebi yalnızlığım değil de bu yalnızlığa alışmam ve ben de bir başkasına yer olmadığına inanmam..

                      Yalnızlık, müziğin bile seni dinlemesidir..”
                                                                                         — Özdemir Asaf
Garip bir şekilde böyle mutluyum...Anormalmiş gibi geliyor bu ara halim..Kalbim kimse için çarpmıyor anladım da insanlar başlarını yastığa koyduklarında ve ya derin bir şarkı dinlediklerinde iç geçirip o olsa yahut biri olsa diye düşünüyorlarMIŞ!Kulağa normal geliyor ama bana ürpertici...

                      Geçer elbet efendim… Bazısı teğet geçer, bazısı deler geçer, bazısı deşer geçer, bazısı parçalar geçer; ama mutlaka geçer.
                                                                                              — Oğuz Atay 
Eski aşklarınız,ilk aşkınız ve ya ilkleri yaşadığınız aşklar olur insanların hayatında.Bende de var tabi ki..Hatta eski bir yâr-a diye adlandırdığım neredeyse gençliğimin yarısını kaplayan unutulmayan ve de kendini unutturmayan bir 'eski'-eskimediğine inandığım bir insan bile vardı kendi dünyamda ..Çaresiz kaldığımı düşündüğüm her durumda aklıma gelirdi..Her şarkının her filmin her anının katili gözyaşlarımın ve iç çekişlerimin derin nefesiydi..
Duvarlar..Duvarlarım olduğunu söylüyor dostlarım,içimi bilenler..Şimdi en yalnız zamanlarımda bile aklıma gelecekken hepsi , her şey ve de tüm duygularım o duvara tosluyor sanki..soluğum bile..
Sanki bir kuvvet aşkla ilgili tüm hisleri sınır dışı etmiş gibi benliğimden.


                      “ Ah şu yalnızlık kemik gibi. ne yana dönsen batar..”
                                                                                              —    Cahit Zarifoğlu
Ne zaman kalbim hüzünlü veya neşeli çarpmaya başlasa herşeyden önce bir korku kaplıyor tüm bedenimi ve duvarın sertliğini iliklerime kadar hissediyorum..Ne geçmişimdeki güzel anılara özlem ne de yeni hislere hasret duyamıyorum..Hep birşeyler engel...

                    '' Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kimbilir.''
                                                                                               — Oğuz Atay
Ben bunu eski hatalarıma,birikimlerime,can yankılarıma ve de maalesef ki tecrübelerime bağlıyorum.Fakat aşksızlıktan da çok korkuyorum.

                     “Bıktım artık kapıyı anahtarla açmaktan, bir çift ayakkabı yalnızlığından.
zile basmak istiyorum..”
                                                                                                       — Âh Muhsin Ünlü 
 Kendimi 40 yaşında temkinci kız kuruları gibi hissediyorum ve yalnızlığıma sarılıyorum.Bu da beni epey rahatsız etmeye başlıyor maalesef.. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve sürekli kendimi aramaya çıkıyorum..Kalbim gerçekten çarpıyor mu diye elimi göğsüme götürmüşğüm bile var..


                           '' Anlamasan da olur. Kimse anlamasa da olur. Gerçek hürriyet budur. Ben anlıyorum. Anlatamasam da olur.''
                                                                                                       —Oğuz Atay
Sizce bu durum ne?Temkinlilik mi..Yorgunluk mu...Hissizlik mi..ya da kalpsizlik mi ..????Özgürlük hissi mi....
                    
"Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi, boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna."
                                                    -Oğuz Atay

En çok da duvarlarıma sarılıp taşlaşmaktan korkuyorum...
Korkularım olmasa rahat,mutlu ve özgür hissediyorum kendimi bundan eminim...Bilmiyorum yalnızlığa alışmak iyi mi kötü mü..Tek korkum bu ..Yüreğimin geleceği için endişeleniyorum hepsi bu...
Sizce korkmalı mıyım?Yoksa cidden bu keyfi sürmeli miyim....?