27 Ocak 2015 Salı

SEZEN AKSU YİNE BİR DERDİMİ ÖZETLİYOR..

                                                                   

ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni..?
şu sezen aksu nun su içer gibi akıcı,rahat ve net tanımlamaları örneklemeleri yok mu...çok seviyorum..
herkesin bir geçmişten kalan ve ya şu an yanında uzun zamandır olan bir gerçeği vardır..o tektir..birileri girer çıkar hayatına unuttuğunu sanırsın da gerçek yalnızlığına düşünce sarılacağın tek düştür o..ne kadar da gerçek,ne kadar da yürek titretici değil mi...kaç gece ağlamışsındır o'nun için..hem de hiç çekinmeden ..çünkü başkası için moralini bile bozmayı kendine yediremezken onun için gözyaşı şişelerini doldurup taşırmak mübahtır yüreğinde..çünkü o gerçeğindir....
çoğu kişinin hayatında olduğu gibi yaşamımızın bi kendini insanlara kapattığı,uğraşlarının arasında yorgunluğunu hissetmediği zamanlar vardır..ben de bu ara o evrenin uyanışındaydım..insanlar ne yapıyor,kim kiminle,dünyada ne  olmuş,kimler neler değişmiş.. 
bu gün öyle bir an oldu ki..gerçeğimi kaybetmişim..ya da gerçeğin değişebileceği ve de varlığını yitirebileceğini farkettim diyelim..zamanımda canımı yakan o kızdan ayrıldığını ve de normalde sinirimizi bozması gereken hisseleri çok sevdiğim birine karşı hissettiğini düşünmemi sağlayan bir haber aldım ...o an gözümün içine bakan dostumun bakışları o kadar saçma geldi ki..sonra düşünce aslında haklı..eskiden olsa şimdiye tripten tribe girmiştim ama.. 
yine düşündükçe farkettim ki eskiden uğruna dağları yerinden oynatacağım gerçeğimi kaybetmişim..rüzgar bile esmedi içimde...bilmiyorum bir insan gerçeği olmadan ya da gerçekten bulmadan yaşayabilir mi.. gönlümün bir gerçeğe ihtiyacının da olduğundan şüpheliyim aslında...
sezen ablamızın dediği gibi ;ara sıra yaşattığı kendi evim kokusu gibi samimi benlik hisleri uğruna daha kaç gece ağlayabilirdim kiii. yani ne kadar tutabilirdim ki gül uğruna dikeni??