7 Kasım 2015 Cumartesi

AŞK YAKAR

Türkiye de her iyi şeyin çabuk sonu gelir..Bazen insanlarımız kaliteden anlamaz anlasa da niyeyse elinin tersiyle iter..Yani bana öyle yaptıklarını hissettiriyorlar diyeyim.Tam Türk dizilerinde işte bu içimize dokunuyor,oo kaliteli yapımmış,oyunculuklar süpermiş  gibi cümlelerden hangi birini kursam o dizi yayından kalkıyor.Bunun bir kaç sebebi olabilir tabi.Ya ben bir şeyden anlamıyorum ya Türkiye de kalite para etmiyor ya da çok şom ağızlıyım :) 
Bu şarkıyı dizi bittikten sonra bile dinleyip dinleyip iç çektiğim ve bi iki damla akıttığım çok olmuştur ya o zamanın psikolojisiyle çok dokunaklı gelmişti ya da ergenliğin verdiği bir çoşmaydı:) Bilemiyeceğim artıııkkk...Bi de siz dinleyin istedim.Tabi eskiden bu diziyi izleyen varsa Meltem Cumbul'un içli oyunculuğundan da etkilenerek duyguyu daha iyi kapabilirler..
Sadece bi hatırlayın istedim.. :)
iyi geceler:)

28 Temmuz 2015 Salı

I AM AT ISTANBUL !



Selamm:)
Ay şu can sıkıntılarım da olmasa elime bilgisayarı alacağım yok malesef :(
Staj için İstanbul'a geldim .İki gündür onun işleriyle uğraşıyorum.Sanki farklı bir şehirde olunca insanın çevresi kalabalık da olsa sakin de olsa bir şeyler yazma,çantada bir not defteri taşıma gereksinimi duyuyor.Ya da ben böyle bir psikolojik çeşidim :)
Açıkçası İstanbul sevmediğim şehirler arasında 1. sıradadır.Ananem hep 'ya sevdiğine ya iğrendiğine kızım'der.Hayırlısı en büyük aşklar büyük nefretle başlar yalanına inanırım belki.
Bilindiği gibi çoğu bölümde en son en zor ve en temel sınıf 3. sınıftır.Bizim okulda da ana dersler 3. sınıfta görüldü ve artık stajyer diyetisyenleriz.Son sınıf boyunca staj yapacağız.Ben de stajın öneminin farkında olanlardanım ve bir adımla kartal eğitim ve araştırma hastahanesine başvurdum.İki gündür dilekçe işiyle uğraştım.Staj olmadı ama gözlemci olacağım.
Tabi ki en önemli mesele kalacak yerdi onu da teyzemde kalarak hallettim diyeli(şu an elinde telefonu okey oynamakta kendileri).
Aslında beni boğan şeyler birikti içimde yazarsan hafiflersin diye dürtüklüyor bazı hisler.Beni de açıkçası bu durum itti bilgisayar başına.Ama hem nedense havamda değilim galiba hem nereden başlıcam da bitirmeye yüreğim sabrım yeter mi bilmiyorum.Böyle en içten bir of çeksem hepsini içimden atacağım bir daha da arkama bakmayacağım gibi geliyor fakat öyle olmayacağını biliyorum kendi belleğim  bile beni kandırıyor. Durum da böyle olunca kimseye kızamıyorum. Neyse yine arabesk moduna bağladım ama hava pop mavisi :) şimdi yanlış moda girip feleğimizi şaşırtmanın bir anlamı yok :) dimi ama ;)

27 Ocak 2015 Salı

SEZEN AKSU YİNE BİR DERDİMİ ÖZETLİYOR..

                                                                   

ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni..?
şu sezen aksu nun su içer gibi akıcı,rahat ve net tanımlamaları örneklemeleri yok mu...çok seviyorum..
herkesin bir geçmişten kalan ve ya şu an yanında uzun zamandır olan bir gerçeği vardır..o tektir..birileri girer çıkar hayatına unuttuğunu sanırsın da gerçek yalnızlığına düşünce sarılacağın tek düştür o..ne kadar da gerçek,ne kadar da yürek titretici değil mi...kaç gece ağlamışsındır o'nun için..hem de hiç çekinmeden ..çünkü başkası için moralini bile bozmayı kendine yediremezken onun için gözyaşı şişelerini doldurup taşırmak mübahtır yüreğinde..çünkü o gerçeğindir....
çoğu kişinin hayatında olduğu gibi yaşamımızın bi kendini insanlara kapattığı,uğraşlarının arasında yorgunluğunu hissetmediği zamanlar vardır..ben de bu ara o evrenin uyanışındaydım..insanlar ne yapıyor,kim kiminle,dünyada ne  olmuş,kimler neler değişmiş.. 
bu gün öyle bir an oldu ki..gerçeğimi kaybetmişim..ya da gerçeğin değişebileceği ve de varlığını yitirebileceğini farkettim diyelim..zamanımda canımı yakan o kızdan ayrıldığını ve de normalde sinirimizi bozması gereken hisseleri çok sevdiğim birine karşı hissettiğini düşünmemi sağlayan bir haber aldım ...o an gözümün içine bakan dostumun bakışları o kadar saçma geldi ki..sonra düşünce aslında haklı..eskiden olsa şimdiye tripten tribe girmiştim ama.. 
yine düşündükçe farkettim ki eskiden uğruna dağları yerinden oynatacağım gerçeğimi kaybetmişim..rüzgar bile esmedi içimde...bilmiyorum bir insan gerçeği olmadan ya da gerçekten bulmadan yaşayabilir mi.. gönlümün bir gerçeğe ihtiyacının da olduğundan şüpheliyim aslında...
sezen ablamızın dediği gibi ;ara sıra yaşattığı kendi evim kokusu gibi samimi benlik hisleri uğruna daha kaç gece ağlayabilirdim kiii. yani ne kadar tutabilirdim ki gül uğruna dikeni??